Arama

29 Kasım 2012 Perşembe

AKP'nin Kuruluş Nedeni,CFR ve Özerk Şehirlere Bölme Planı..



       Bir kaç gündür zamansızlıktan yazamıyordum,bugün bu konuyu ele alayım artık dedim..Hatırlarsınız 03 Kasım 2002 günü daha yeni kurulan bir parti ilk seçiminde yüzde 35 ile tek başına iktidar olarak gelmişti ülke yönetiminin başına..Daha yeni hapis cezası bitmiş bir adam ülkeyi yönetecekti..Şimdi biz geldikten sonrası için değilde nasıl geldiği hakkında konuşalım biraz..
 
       Konuya girmeden önce bir oluşumdan yani CFR kısaltmalı Council Of Foreign Relation yani Dış İlişkiler Konseyi denen oluşumdan bahsedeyim..Bu grup 1.Dünya savaşından sonra kurulmasına karar verilmiş bir kuruluştur.. Amerika ve İngiltere'nin üst kademelerinden kişilerin akıllarında olan tek büyük Kudüs devleti ve diğer eyalet devletleri projeleri için kurdukları örgütlenmedir temelinde..Bu oluşum dünya üzerindeki para akışının,dünyanın yönetilmesinde kullanılan gizli para gücünün,ayrıca ülkelerin hükümet yapılarını ele geçirmenin planları ile uğraşmak için kuruldu..Dünyayı bir şekilde her kulvarda yönlendiren,siyonist yahudi kökenli insanlardır..Normal yahudi başkadır,siyonist yahudi başkadır..İnandıkları dinlere kadar her konumda farklı düşünürler..CFR üyeleri kim midir bakalım kuruluş yıllarından itibaren Roosvelt,Nixon,Nelson Rockefeller,CFR eski direktörü baba George Bush,Bill Clinton,tüm CIA başkanları v.s...Ne kadar benzer tipler dimi diğer yazılarımda ki isimlerle..Hani Amerikalılar her seçim döneminde iki başkan adayı ile seçim yapar..Biri Demokratlar biri Cumhuriyetçiler diye,dünyaya ve kendi halkına şov yapar bu tipler karşılıklı atışarak sonra Amerikan halkı gider birisine oy verdik heeyyyoo seçtik başkanımızı der..Gelin tanıtayım yarışanları size azıcık..56 yılındaki seçimlerde Stevenson ile Eisenhover yarışır gibi göründü ama onlar aynı oluşumun parçası idi yani CFR üyeleriydiler.CFR'li Kennedy CFR'li Nixon'la yarıştı 1960'ta,sonra ise CFR kurallarına uymamayı seçtiği için inanılmaz bir şekilde öldürüldü Kennedy (bunun nasıl olduğunu anlatacağım başka yazıda)..68'de yine aynı oluşumun iki üyesi Nixon ve Humphrey sözde yarıştırıldı..Günümüze dönersek CFR üyesi Junior Bush ile Bill Clinton yarışır gibi gözüktü 2001'de ve Bush başkan oldu..Son olarakta CFR'nin son sempatik görünen üyesi Obama ülke yönetimini sözde bir yarışla kazandı..Anlayacağınız cumhuriyetçisi de demokratıda aynı fırından çıkmaktadır yıllar boyu..İnsanlara seçme hakkının var olduğunu göstermeye çalışmaktır amaç o kadar..

    Gelelim ülkemize,gelmeden önce ülkeyi yöneten partinin kuruluş günlerine dönelim..14 Ağustos 2001'de kuruldu ve bir yıldan bir kaç ay sonra tek başına iktidar oldu..Böyle birşey CFR ve CIA gibi iki gücü arkana almadan olamazdı..26 Ağustos 2001 de büyük kurultayını yapan partiye o hafta başlarında okyanusun öbür tarafındaki ülkeden  gelen küçük bir tebrik ve notta aynen şu ibareler yer alıyordu.."Ankara, yerel yönetimlere otonomi vermek ve milli hükümetin fonksiyonlarını yerel düzeyde merkezi olmaktan çıkarmak zorundadır. Dünya, bütün hükümetlerden bunu istemektedir. Bu memoranduma göstereceğiniz ilgiden dolayı takdirlerimizi sunarız..."... Yani kısaca söylemek gerekirse,küreselleştireceğiniz ülkenizde "şehirleşme" ön planda olsun ve bunu parti programınıza ekleyin..Ne demekti bu??  Bu şu demekti,size en büyük desteği vereceğiz ama sizde bize bir söz verin ve ülkenizi yavaş yavaş zamana yayarak şehir devletleri haline getirip özerklik verin..Siz bize yardımcı olun biz size olalım..Ne mi oldu? Tayyip Erdoğan bizzat bunu parti tüzüğüne soktu..Açın bakın tüzüğü bunu göreceksiniz..Ama tabi makyajlandırılmış olarak sanki ülke için hayırlı gibi yazılarak göreceksiniz..AKP'ye bunu gönderen şirketin sahibi Morton Abramovitz'tir (Rus olan değil).CFR yüksek üyelerindendir ve eski Türkiye konsolosudur..AKP iktidar olduktan sonra sunni olarak yarattığı laik-dinci tartışmaları sayesinde ilgiyi başka taraflara çekerek,CFR'nin şehirleşme projesi içinde olan ilk büyük kararını hemen açıkladı Nisan 2003'te ve dedi ki "iki üç bakanlık dışında ki tüm bakanlıkların ve bazı devlet kuruluşlarının taşra teşkilatları kapatılacaktır".. Hmm bunda ki amaç taşra ile merkezin irtibatını azaltmak ve taşralarda çok çok ilerde kurulacak yeni özerk düzen için adım atmak..Sonra "Kamu Yönetimi Reform Tasarısı" diye bir hikaye ile eğitim,din ve sağlık alanlarında ki tüm yetki ve hizmetler il özel idarelerine devredildi..Neden ? Çünkü şehirleşeceğiz ya çok ilerde şimdiden il özel idareleri bunu örgütleyebilsin..İl valilerinin bir çok yetkisi Belediyelere ve il özel idarelerine verilmeye başlandı..Tahminimde valilik kurumu 2020'ye kadar tamamen biter gibi görünüyor..Bakın bunlar hepsi yasalaşan kanunlar hikaye değil amacın ne olduğunu farkedin biraz..Habitat konferansı vardı hatırlarsanız 15 yıl önce ülkede,oraya konuşmacı olarak gelen dönemin Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Butros Ghali konuşmasında Süleyman Demirel'in yanında aynen " Türkiye Federal Cumhuriyeti ve içindeki İstanbul Federe Devleti" ibaresini kullandı sürekli ama bir kişi çıkıpta ne oluyor demedi..Dili sürçtü sandı herkes ama bu planı ortaya dökmekti açıkça..Morton Abramovitz'in sahip olduğu şirketin internet adresindeki Türkiyede petrol maden haritasına bakın aynen dediğim gibi bir ayrılmış Türkiye haritası göreceksiniz..
   
      Şuan ki projede 8-13 arası değişen özerk eyaletlerden  meydana gelen Türkiye Federe Cumhuriyeti planı haritası üzerinde çalışmalarının devam ettiğini yleyebilirim..





             Bu harita gerçek olan değil ama buna çok yakın bir şey olacak Türkiye ile ilgili düşünülen..Akp de bu planın en büyük parçası konumunda şuan..Bakın 41.sayfa ve 42.sayfalarında tüzüklerinin eğitimle ilgili reformlarında nasıl CFR isteği ile şekillendirildiğini göreceksiniz..Amaç bu hizmetlerinde il özel idarelerine ve belediyelerine devretmek her eylalette farklı bir eğitim anlayışı uygulamak,yani eyaletleri de zamanla birbirinden ayrıştırmak..Daha derinlerine de gireceğim ama zamanı değil..

           Hiç düşündünüz mü Amerikada 20 Ocak 2001'de Bush başkan oluyor,19 Şubat 2001'de Türkiye çok saçma bir şekilde sanki Ecevit yaptı gibi bir develüasyona uğratılıp büyük ekonomik krize sokuluyor (Tüsiad'ın büyük destekleri ile)..2001 kış sonuna doğru dalgalı kura geçildi ve dolar iki katına çıktı sonucunda ülke fakirleştirildi ama iş adamları ve büyük şirketler servetlerine servet kattı..02 Mart 2001'de Amerikadan ithal Kemal Derviş gelip CFR'yi para politikamızın burnunun içine soktu..06 Temmuz 2001 Ecevit'in sağlık sorunları başgösterdi ve utanılmadan altına bile kaçırdığı anlatıldı..Ve ne hikmetse her olay sonrası bir bakanın istifası beklendi,  kabinede hangi bakan istifa etse borsa coştu dolar indi..14 Ağustos 2001 AKP kuruldu..11 Eylül 2001 hikaye terör saldırısı oldu Amerika'da..17 Eylül 2001 Amerika Afganistana müdahale edeceğini açıkladı..Bunlar dışında eş başkanlardan Berlusconi 11 Haziran 2001'de İtalya'da göreve geldi ve diğer eş başkan ve Avrupada büyük söz sahibi CFR'nin Avrupa direktörlerinden Rasmussen 21 Ekim 2001'de göreve geldi..Orta doğu projesi eşbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'da bilindiği üzere 3 Kasım 2002'de ülkenin başına geçti yani CFR kritik bölgelere en güvendiği insanları yerleştirmeye başladı hatta yıllar sonra Fransa'da çok uğraştıkları Sarkozy'de diğer eşbaşkan olarak ülke başına geçti,ve bu dördü Arap baharı hikayesi için büyük bir çalışma içine girdi..Neyse onlar ilerki konular,dediğim o ki 2001 yılı milattır dünyada herşeyin baştan aşağı değiştirilmeye başlandığı yıldır..

           Bu parti kuruldu ama iktidara nasıl gelecekti? Düşünün Ecevit ve Devlet Bahçeli Apo yakalandı diye yine bu güçler tarafından  ülke başına geçirildi büyük sükse ile ama asıl hedef Akp idi..Zaten MHP ve DSP'yi yerle bir ederek 3 yıl gibi bir kısa zamanda TÜSİAD'ın müthiş oyunları ile halka Tayyip kurtarıcı olarak lanse edildi ve insanlar illallah dedikleri borç batağından kurtulmak için Tayyip'e sarıldı..Ama istenen buydu zaten denize düşüp yılana sarlmak tabiri buydu..İnsanlar para kazanmaya başladı başladıkça ülkesinin elden gittiğini görmezlikten geldi..Bakın Tayyip Erdoğan göreve gelir gelmez ilk olarak değiştirdiği kanundur yabancılara arazi satışı kanunu..Ülkenin irili ufaklı bir çok kurumu satıldı..Bunlar herkesin kulaktan da duyma olsada bildiği şeyler..Ama bilinip farkedilmeyen şey 2001 develüasyonun iki veya üç katını 3-4 kere yaşadı bu ülke AKP ile ama sanki hiçbişey yokmuş gibi geçiştirildi sözü bile edilmedi zamlardan borçlanmadan dolar artşından..

           ADL yani Anti Defarmation League yani Ayrımcılığa Karşı Birlik ödülü.. Amerikan Yahudi Örgütüdür.. Siyonist yapılanmanın en öncü örgütlerindendir.. 

           



        Dünyanın en önemli siynist başarı ödüllerinden "Yahudi Cesaret Ödülü" yıl 2004..Videosunu izleyelim aşağıda...Bu ödül onuncu ödüldür  ve daha önceki 9 ödülün hepsi sadece siyonist yahudi olup Büyük Kudüs Projesi için çalışan kişilere verilmiştir..

 



        Devam edelim  Amerikan Yahudi Komitesi  Ödülü (Bu ödüllerde ki Yahudi kısmı siyonist yahudileri temsil etmektedir)

  

      Şimdi burda durup bir toparlayım,Recep Tayyip Erdoğan'ı CIA ve Siyonist liderlere öneren ilk kişi yukarda anlattığım Abramovitz'dir..Ve onu siyonist güçlerle yakınlaştıranda odur..1996 yılında ki CIA'in Rand Corporation yayın kurumunda aynen geçen satırları aktarayım " "ABD artık ANAP ve DYP gibi partilerle Türkiye'yi kontrol edemez, Fazilet Partisi'nin başına yenilikçi kanadın geçmesi, Tayyip Erdoğan'ın Başbakan, Abdullah Gül'ün de Dışişleri Bakanı olması  halinde ABD Türkiye'yi kontrol altında tutmaya devam edebilir."..
      
       Bu söylem tam olarak açıkça 1996 yılında CIA'de söylenmiştir..CIA'in bu yol göstermesiyle birlikte bir yıldız gibi yavaş yavaş yükseltilmeye başlandı Erdoğan..Aydınlık dergisinin 96 yılında başlığını vereyim size..Bakın daha Tayyip'in adını bilen yok ama dergi manşeti..
 
   

              Burda adı geçen Tayyip Erdoğan,Erbakan'ın partisi refah partisinde sadece bir üyeydi..Ama CIA gazıyla nasıl partlatılmaya başlandığı anlaşılıyordur.
             2000'de ise parti kurulmadan önce Tayyip Erdoğan CIA şefi Fuller aracılığıyla TÜSİAD'la görüştürüldü ve tam güvenilerini kazanıp gizli sözler alınarak karşılık mevcut hükümeti devirme planı olan Ekonomik krizin düğmesine bastırdı..Tayyip Erdoğan tüm destekleri arkasına alarak ülkesine başbakan oldu ve olduğunu ilk haftası çok gizli kodla Amerikan Savunma Bakanı Wolfowitz'e bir yazı yazarak başkanlığımdan dolayı Genelkurmay'ın çok büyük rahatsızlık duyduğunu sikayet etti..Ve onlardan Genelkurmayla aralarında mütabakat için yardım istedi..Yazı yazılan kişi Amerika Savunma bakanıdır ama hitap ettiği o değildir o an aslında..Çünkü bir CFR üyesidir ve siyonist rejimin en önemli piyonlarındandır Wolfowitz..Erdoğan direkt baronlardan yardım istemiştir yani..Genelkurmayı ve Cumhurbaşkanını ziyaret etti Tayyip Erdoğan o tarihlerde ve esas komedi olan o gün Tayyip Erdoğan suçluydu ve hiç bir vasfı yoktu biliyorsunuz ki daha sonradan başbakanlık koltuğuna geçmişti cezası bitince..Türk tarihinde ilklerdendir bunun olması..Gittiği ortamların hepsinde "Başbakan ben olacağım buna mecbursunuz tüm dünya arkamda" diyerek konuşmalar yapıyordu..Amerikan desteği ile Siirt seçimleri bir fiyasko ile yenilenerek milletvekili ve başbakanlığa kavuştu Erdoğan sonunda..

            Yani uzun sözün kısası,Laik-dinci falan filan bunları geçin gerçeği görün..Tek amacı ülkeyi her hafta yeni bir ayrımcı anlayış ve kaos ortamında yönetmek için CFR,ADL ve CIA'in  projelerini örgütlemek için ülkenin başına geçirdiği bir partiden bahsediyoruz..O yüzden iki tane ayrı yüzde 50'lik kesim var bu ülkede tam bir ayrışma amaçlanıyordu başarıya ulaşıldı..Sempatik ve halkçı görünen insanların asıl hedeflerini görmeye çalışın ..Ne aşırı dinci yobaz ne de aşırı laik yobaz olun..Ülkede istenen ayrımcılık oyununa gelmeyin..Artık bu ülke için yapılabilecek şeyler azaldı ama bir şekilde bunlarında bir çözümü mutlaka tam birlik ve beraberlikten geçer..Hoşçakalın..



 
             




 





 











Hiç yorum yok:

Yorum Gönder